“Boncuklu dede, Hacı Cemil, Cemil Baba, Boyacı Cemil” gibi isimlerle anılan Cemil Baba’nın halk arasında dilden dile dolaşan hikayesinde bir kere evlendiği evlendiği gecenin sabahında ise hanımının öldüğü konuşulmaktadır. Bazı bilglerde ise Cemil Baba’nın hiç evlenmediği söylenmektedir. Acaba evlendiğinin sabahı hanımı öldüğü rivayetinden dolayı hiç evlenmemiş gibi mi hüküm sürülmektedir, doğrusu hangi bilgi doğru tam olarak emin değiliz.
Cemil Baba’nın yaşadığı dönemlerde karşılaşanların anlattıkları hikayelerin içinde geçen benzer cümleler, bana üç mavi boncuk verdi üç erkek evladım oldu, bana beş mavi boncuk verdi beş erkek evladım oldu, içimden Hacc’a gitmek geçiyordu, nasıl giderim diyordum, birden Cemil Baba geldi bana sarıldı, hazırlan bu sene beraber Hacc’a gidiyoruz dedi halbuki içimden düşünüyordum nasıl bilir gibisinden anılarla dolu bir çok hikaye vardır. Sonuçta Cemil Baba’nın keramet sahibi bir zât olduğu düşünülmüş ve öyle hareket edilmiştir.





Anlatılanlardan ufak bir anekdot aktarmak gerekirse; “Hacc’a giden bir kafileyi durdurup beni de götürün, sizinle geleyim demiş, otobüs şoförü (akıl hastası görünümlü Cemil Baba’mızı) olmaz diyerek otobüsüne almamış ve yoluna devam etmiş, otobüs Hacc’a vardığında Cemil Baba otobüsü karşılamış.” Düşünün artık nasıl bir keramet sahibidir ki, Allah, kulunun dileğini boşa çıkarmıyor.
Özellkle şu cümlesi halk arasında dilden dile, nesilden nesile aktarılmaktadır; ”Beni benden alıp kendisine bağlayandan başkasına bağlanamam. Öyle aşık ol ki, aşıklar sana aşık olsun.”
Hayatı boyunca mütevazi bir yaşamı tercih eden Cemil Baba öldüğünde 70 yaşındaydı, kendisi gibi mütevazi evi, tek odalıydı, Harman mahallesinde yer alan Cemil Baba evi, içerisinde özel eşyalarıyla birlikte ziyarete açıktır. Talas mezarlığına defnedilmiş olan Cemil Baba’nın mezarı daha sonra sevenleri tarafından üstü açık bir türbeye çevrilmiştir.


Ruhu şâd mekanı Cennet olsun inşaAllah.
