BELKİ...
Su ihmal edildiğinde toprak Acımasız dudaklarındadır yalnızlığın Toprak ihmal edildiğinde su mahur bir şarkının nağmelerinde Yitirmiş gözlerini ara sevdanın
Kim bilir belki bir gün Kuşlar ve yıldızlar Bulutlardan,göğün damarlarından DAmlalar getirip avuçlarıma Bir vurdumduymaz Bİr mağrur akrebin tutuşup andığını Bİr garip Bİr lalezar suyun bulandığını Anlatır dolunay çocuklarına
Halime tercüman olmalı dağlar Duyamayan göremeyen bir kalbin Büyüllü dalgınlığında Sinemde kıvranan dalgalı ömrün Her sonbaharında bir bahar ağlar
Çatlasın öfkeden zavallı fincan Kİm bilir belki bir gün Düşer de ardıma yollar ve yıllar Sinemde su olur leylak ve sümbül Bulunmaz ötenin sakladığı can
BELKİ DE BULUNUR AY IŞIĞINDA
Kalbim o heyelan gününde durdu YOrgun bir ırmaktı; çırğınıyordu Bir yol arıyorum denize doğru Ölü bir geceden gündüze doğru O müzmin şarkıyı unutmak için Nağmeler devşirdim dudaklarından Adınla Bulaşan bir ize doğru Nasıl da sevmiştim dağları öyle Şimdi ta yerlere değmiş başları Çölleri bilmeyen yolcular gibi Susacaksan, Sustur önce taşları Sen de mi çeşmeyi kurutup gittin Yılkı atlarını yürütüp gittin Rüya mıydı yoksa yağmurda yanmak Toprağa düşerken gökte uyanmak Gözlerim buzlara saplandı yine Demek ki kar yağdı kirpiklerine Şimdi bir ıssızda,yar başındayım Ölümü sevmenin telaşındayım biraz cezbe kalıp kalbin ahına Varmalı mahsur'un kıblegahına Şimdi sultanları sevdiren masal Mihrican yurdunda mahrem ve kutsal Yok artık hayalin sarmaşığına Belki de bulunur ay ışığında
BIRAKIP GİTTİĞİ ZAMAN
Demek ki bir şain Sabrının son dervişi de öldürülmüş
Kan sızmak üzeredir harflerin asarında Ateş bir kaç damla İhanet tebessümü Bİr kuyudan Su çekmeyi bekleyen Bahçıvanın rüyasında bir kalem Bİr nergisin mağrur yapraklarına Sen vefasız bir bahar kelebeği Sen sadakat bilmeyen zavallı bir rüyasın Dİye yazmak üzeredir
Demek ki bir şairin Ruhunun son yangını da söndürülmüştür.
UZAK DUR!!!
Uzak dur, uzak duran çiçeğin kokusundan Işıktan karanlığa süzülüp giden sudan DAğılan bir yuvanın başını bekleyen kuş Uzak dur ki,bakarsın tam göğsünde vurulmuş O nasıl bir bahar ki,yollarına kan döker O nasıl gökkuşağı,göğüne perdeler çeker Uzak dur rahminde küf taşıyan analardan Ruhunda gölgesini görmeyen aynalardan Neyi var,beyazından mahrum bırakan canın Neyi var, Sırkarına gülümseyen fincanın Beri gel güle katran damlatan aşk kirinden Uzak dur ihtirasın o mağrur şiirinden Çemenzarı inciten her beladan uzak dur İçindeki bin yüzlü karabela'dan uzak dur
aşk şiirleri, romantik şiirler, sevgili şiirleri, güzel şiirler, sevgi şiirleri
|